Ana içeriğe atla

Üç Adımda “Ağızdan Ağıza (Word of Mouth) Pazarlama” – Müşterilerinizi Konuşturun!


 “Pazarın övünç dolu çığlıklarını duymayanlar bile bir arkadaşı dinleyecektir.”
Paddi Lund

Kaç kere bir arkadaşınızın tavsiyesine uyarak bir ürünü denediniz? Ya da memnun kalmadığınız bir servisten bir başkasına bahsettiniz?

Eminiz birden fazladır. Şirketlerin satışlarını arttırmak ya da marka bilinirliğini sağlamak için iyi bir pazarlama kampanyasının önemi tartışılamaz. Buna ek olarak müşterinin güvenilir bir kaynaktan aldığı tek bir öneri o ürünü veya servisi alıp almamasına karar vermesinde önemli bir etmendir. Günümüzde bilgi teknolojilerinin ilerlemesi ve sosyal medyanın da popülerleşmesi ile ağızdan ağıza pazarlamanın alanı genişlemiş ve önemi artmıştır. Artık bir ürün hakkında bilgiye ulaşmak, hakkındaki yorumlarını internetten okumak veya arkadaşınızın facebook’ta “beğendiği” markaları görmek çok kolaydır. Durum böyle olunca markaların müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmaları gerekmektedir.

Birçok kişi ağızdan ağıza yayılmanın kendi kontrollerinin dışında geliştiğini düşünür. Aslında bu doğru değildir. Peki, markalar ağızdan ağıza nasıl kolaylıkla yayılabilirler? İşte uygulayabileceğiniz en basit üç yol:

1.       Müşterilerinize hakkında bahsetmeye değer bir deneyim yaşatın
Bu belki ürün veya servisinizin kalitesi ile, ya da müşteri ilişkilerinizin kuvvetinden gelebilir. Farz edelim ki ürününüz kaliteli, kimsenin gözle görülür bir şikayeti yok. Öyleyse müşterilerinize özel deneyimler yaşatmaya başlayın. Bu yöntemler çok basit görünse de müşterilerinizin kalbini kazanmak için önemli olabilir. Örneğin, önemli günlerde, hastalıklarda onlara kart gönderin. Ya da müşterinizin beklenmedik zamanda gelen acele siparişini zamanında büyük bir titizlikle tamamlayın.

2.       Müşterilerinizle iletişim içinde kalmaya devam edin
Müşteri hizmetiniz harika, adeta kendinizi aştınız. Şimdiki aşama müşterinizle ilişkinizi devam ettirmek. Şirketinizdeki gelişmeleri haber veren ‘newsletter’ları ya da yeni promosyonlarınızı müşterileriniz ile paylaşmaya başlayablirsiniz. Ya da müşterileriniz için özel bir etkinlik düzenleyebilirsiniz. Seminerler, konferanslar, workshoplar, ürün tanıtımları… Sizin hayal gücünüze kalmış!

3.       Müşteri Referans Sistemi başlatın
Birine bir şey yaptırmanın en iyi yolu istemektir. Namınızın daha hızlı duyulması için bir referans sistemi başlatın. Müşterilerinizden sizi tavsiye ederek arkadaşlarına bir iyilikte bulunmalarını isteyin.  Size sağladıkları isimlere karşılık müşterilerinize ödüller verin – örneğin 1 ay ücretsiz hizmet, ya da ürün gibi.

Bu kolay adımları kullanarak markanızın adının ağızdan ağıza dolaşmasını kolaylaştırabilir, marka bilinirliğinizi ve müşteri sayınızı arttırabilirsiniz.

Ağızdan ağıza pazarlama hakkında daha detaylı bilgi için George Silverman’ın “Ağızdan Ağıza Pazarlama – Dünyanın En Güçlü Pazarlama Yöntemi” kitabını şiddetle tavsiye ediyoruz…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sizin Markanız Ne Renk?

Markalaşma sürecinde renklerinizin önemini hiç düşündünüz mü? Renkler bütün duyuları harekete geçirir, ve içinde birçok mesaj barındırır. Büyük markalar renklerin doğru kullanımının müşterileri arasında pozitif bir imaj çizmedeki önemini bilirler. Ayrıca, renkler hafızada önemli rol oynarlar. Renklerin anlamları kültürler arasında farklılık gösterse de, bazı evrensel anlamları da içinde barındırmaktadır. Mavi : Mavi renk güvenilirlik, sözüne sağdıklık gösterir. Genellikle gökyüzü ve denizle ilişkilendirilir, dolayısıyla huzuru temsil eder. Kırmızı : Kırmızı rengin kalp atışını hızlandırdığı ve hızlı nefes alıp vermeye yol açtığı söylenir. Bu nedenle kırmızı genellikle agresif, enerjik, provokatif ve dikkat çekici olarak tasvir edilir. Fakat kırmızı aynı zamanda da tehlikeyi de temsil edebilir. Yeşil : Yeşil sağlığı, tazeliği ve huzuru temsil eder. Koyu yeşil renkler varlık ve prestiji temsil ederken, açık yeşil rahatlatıcıdır. Sarı : Her toplumda sarı güneşle özdeşl...

iki yıldır hep bir yanım eksik...

Eskiden yakardım bir tane sigarayı, üfleye üfleye atardım stresi üzerimden, hep dertleşirdim sigaramla. Ateşiyle, dumanıyla keyfiyle, zehiriyle birlikte olmak çok güzeldi. Çok iyi arkadaşımdı hiç sır vermezdi, ondan başka dertlendiğimde olmazdı zaten. Yok Abi sen 30 küsür sene sigara içtikten sonra ondan ayırlmaya kalk, bünye izin vermiyor bu ayrılığa. Susarken, konuşurken, gülerken, kızarken birlikte hareket etmişiz yıllarca 10 cm'lik ucu beyaz filtresi sarı aşkımla. Tütün kokmam, ciğerlerimin dumanla dolu olması tecrit odalarındaki yalnızlığımın insan ilişkilerindeki verdiği zararı asla vermedi bana. Sigaramla yakın zamanda barışmayı düşünüyorum, paketimin içine bir sürü sıkıntılarımı boşaltacağım sonra kapatıp çöpe atacağım geçen yıllardaki gibi. Sonra bir sigara yakıp üfleye üfleye atacağım ne varsa üzerimden.

Mercedes-Benz 4MATIC

Enfes bir reklam... Advertising Agency: Jung von Matt/Spree, Berlin, Germany Creative Directors: Michael Haeussler, Florian Kitzing Art Director: Kalle Haasum, Mareike Geisker