Cumartesi, Ekim 21, 2006

Çilek

Çocuklara ezelden hayran bir bayram,
Kuru ağızların tadında "çilek" olan bir bayram...

İyi bayramlar mandalina!

Cuma, Ekim 20, 2006

Bayram geldi!

merhaba mandalina!
hepinize mutlu ve tatlı bayramlar diliyorum!!!

Cuma, Ekim 06, 2006

Bugün Ankara'da ne var?


Ankara'da güneş var bugün,
Yüzümde gamze doldurmayı fırsat bilen.
Ankara'da ben varım bugün,
Yağmurun bulutuna yer gösteren.

Pazartesi, Ekim 02, 2006

mandalina merhaba!!

Herkese merhaba!! Sizleri çok özledim.. Duyduğuma göre Ankara'yı sular seller götürüyormuş.. Gündüzleri, kapalı, geceleri yıldızsız geçiyormuş.. Burada da yağmur yağıyor, ama güneş zaman zaman açıyor. Küçük ama tatlı, tam iki mi iki katlı bir evimiz var Ayşe ile. Herkesi bekleriz. Kaldığım şehir küçük, gezecek yeri yok, biz en iyisi sizlerle Brüksel'e gideriz. Doğrusu buraların ne kokusu, ne rengi, ne de insanları benziyor başkentiminkine.. Kendinize iyi bakın, hoşçakalın, bana yazın!

Pazar, Ekim 01, 2006

Sana dair...

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan ´Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?´ diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, ´Ama senin için şunu yaptım´ derken o, ´şunu yapmadın´ diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. ´Peki o ne yaptı´ deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.
Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. ´Acılara tutunarak´ yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.
Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe
hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

NAZIM HİKMET

Sizin Markanız Ne Renk?